• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

ilkeliyazilar

Hoş geldiniz!

Üyelik Girişi
Site Haritası
Takvim
Galip Şimşek
galipsimsek@hotmail.com
Hayatımızda İstatistik-2
16/10/2016


                   Bir bilim dalı olarak istatistiğin tarihçesi nedir?        

İstatistik üzerine herkes tarafından anlaşılabilir olması için serbest bir dil kullanarak yazdığım “Hayatımızda İstatistik” başlıklı yazılarıma bu hafta değerli Doç.Dr.Ufuk KARADAVUT hocamın ders notlarından alıntılarla “Bir bilim dalı olarak istatistiğin tarihçesi nedir?”i inceleyerek devam edeceğiz.

Tarihte bilinen ilk istatistikî çalışmalar yalnızca veri toplamak ve değerlendirmek için yapılmıştır. Yalnızca bilgi toplamaya yönelik çalışmaların tarihi oldukça eski olup Roma devrine kadar uzanmaktadır. XX. yüzyılın ilk yarısında R.A. Fisher , K. Pearson ve W.S. Gosset’in de katkılarıyla modern istatistik daha da geliştirilmiş ve genel anlamdaki istatistiğin diğer safhaları, yani tahmin yapma ve karar verme konuları önem açısından ön plana geçmiştir. Ancak bilimsel anlamda “İstatistik” ilk kez 18’ınci yüzyılda Almanya ‘da kullanılmaya başlanmıştır. Bu dönemde istatistik devlet veya resmi kuruluşlar tarafından ülke hakkında toplanan bilgileri değerlendirmek için kullanılmıştır. Nüfus, mal ve arazi kayıtları yapılmıştır.

* Milattan önceki yıllarda Çinlilerin düzenli olarak nüfus sayımı yapmaya çalıştıklarına dair bilgiler bulunmaktadır. Düzenli derken o zamanın şartlarında olabilecek düzenlilik anlaşılmalıdır.

* Daha sonraları ise Mısırlıların özellikle vergi miktarlarını belirlemek ve vergi toplamak amacıyla nüfus sayımı yaptıkları bilinmektedir.

* Benzer şekilde Romalıların ve Yunanlılarında asker sayısını belirlemek ve vergi miktarlarını görebilmek için sayım yaptıkları ifade edilmektedir.

* 50 asır önce eski Mısır’da yaşamış bir kralın mezarındaki şekiller incelendiğinde, savaş esirlerinin, ele geçirilen sığır ve keçilerin sayıları, ilk istatistik kayıtları için örnek verilebilir.

* İstatistiklere en çok önem verenlerin başında Romalı’lar gelmektedir. Roma’nın altıncı kralı, Servius Tullis (M.Ö. 434-378) döneminde sayım yapılmıştı.

* Roma Cumhuriyetinde, her bir ailenin bireyleri ile birlikte mal ve arazi miktarı beş yılda bir kaydedilirdi.

* Düzenli ve sağlıklı ilk istatistiksel verilerin 1529 yılında Fransa’da Villers-Cotteretes tarafından başlatıldığı belirtilmektedir.

* Daha sonraları ise Almanya ve İngiltere’de ilk gerçek anlamda istatistik okutulan istatistik okulları eğitime açılmıştır.

* Osmanlı Devleti’nde 1389 yılında mal, arazi ve vergi ödemesi gerekenlerin kayıtlarının tutulduğu Defterhane adlı kayıt bürosu kurulmuştu.

* Osmanlı İmparatorluğu Döneminde istatistik çalışmaları, başlangıçta devlete belirli hizmetler yapmakla görevli memur ve sipahilere bırakılan gelir kaynaklarının nicelik ve değişmelerini saptamak amacıyla, 30-40 yıl gibi aralıklarla nüfus ve toprak sayımları yapılması şeklinde düşünülmüştür.

* 1713 yılında Jean Bernoulli “büyük sayılar yasası”nı bulmuştur. Büyük sayılar yasası ile oldukça önemli bir aşama katedilmiştir. Bu yasa “iki olay arasındaki deneme sayısı sonsuza doğru ilerledikçe önce bu olayların oranları birbirine yaklaşır daha sonra ise eşit olur” demektedir.

* Askerlik ve vergi alma amaçlı düşünülen ve başarı ile sonuçlandırılan ilk nüfus sayımı 1831 de yapılabilmiştir.

* İstatistik, İngiltere’de 1834 yılında İstatistik Derneğinin kurulmasından sonra bir bilim dalı olarak kabul edildi ve insanlarla ilgili olguları uygun bir şekilde göstermek için sayılarla ifade edilebilen genel kurallar olarak düşünüldü.

* Böylece daha önceleri veri anlamında kullanılan istatistik sözcüğü, veriyi yorumlama ve kaynağı ne olursa olsun veriden sonuç çıkarma anlamını kazanmaya başladı.

* İstatistiğin orijini insanlığın başlangıcına kadar dayanmasına karşın büyük öneme sahip bir konu olarak yakın zamanlarda ortaya çıkmıştır. İstatistiğin gelişimi, bir dilin gelişimine benzer. Dil gibi, istatistikte gerekli görüldükçe derece derece geliştirildi. 16. yüzyılda çeşitli Batı Avrupa ülkelerinde yönetimi elinde bulunduranlar kendi halkları ile ilgili bilgi sahibi olmak istediklerinde istatistiğin gelişimi başladı.17. yüzyılda, çağdaş nüfus sayımlarına benzerlik gösteren sayımlar yapılmıştı. Aynı dönemde, yaşam sigortası için sigorta şirketleri tarafından ölüm oranı tabloları ve hayat istatistikleri hazırlanmıştı.

* Yarım yüzyıl öncesine kadar yönetim amaçları için gereksinim duyulan verilerin toplanması ve tablolaştırılması için bazı kamu kuruluşlarında az sayıdaki çalışanın dışında istatistikçi denilen yetişmiş kişiler yoktu.

* Günümüzde ise istatistik, alınacak kararların doğruluğunu desteklemek için kullanılan büyülü bir sözcük oldu.

* 20. yüzyılın ikinci yarısında istatistikçiler yönetim kadrolarında, sanayide ve araştırma organizasyonlarında çalışmaya başladılar. Üniversitelerde, istatistiği ayrı bir disiplin olarak öğretmeye başladılar.

19.yüzyılda Belçikalı İstatistikçi Quetelet 100’ü aşkın değişik istatistik tanımının varlığını ortaya koymuştur. 1896 yılında La Haye uluslar arası istatistik kongresinde. Alman istatistikçi Engel birbirinden farklı 180 tane istatistik tanımı belirlediğini ifade ederek âdeta istatistik tanımlarının istatistiğini yapmıştır.

İnsanlığın yaratılışından günümüze kadar gelen bütün bilim dallarının temel iki belirleyicisi olmuştur. Bunlardan birisi güvenlik ikincisi ise sağlık harcamalarıdır. Daha güvenli ve sağlıklı yaşamak isteyen insanoğlu gelişmenin temel lokomotifi olarak bu sektörlerden hareket etmiştir. Daha sonraları ise yeni bilim dalları gelişmiştir. Ancak istatistik biraz farklılık göstermiştir.

* Yapılan istatistik tanımlarından birkaçı aşağıdadır:

* Yığın olaylarını inceleyen ve bunlara ilişkin genel bağıntıları belirtmeye çalışan bir bilimdir.

* Çok sayıda dış etkene bağlı nesne, varlık ya da olayların sayısal dökümü yapılabilen özelliklerini, incelemeye yarayan bir teknik ya da yöntem kümesidir.

* Yığın olayların belli amaçlarla gözlemlenmesi sonucu elde edilen verilerin sayısal biçimde işlenmesini sağlayarak, söz konusu olayların oluşturduğu yığınların bilimsel bir şekilde incelenmesinde kullanılan teknik ve yöntemler bilimidir.

* Çağdaş anlamda istatistik kısaca “Bilimsel karar ile bilimsel eyleme ışık tutan teknik” diye tanımlanabilir.

 “İstatistik” sözcüğünün İtalyancada devlet adamı anlamına gelen “statista” sözcüğünden alındığı ifade edildiği gibi, Latince de durum anlamına gelen “status” kökünden türetildiğine de inanılmaktadır. Yunancada gözlem için kullanılan “startizein” sözcüğünden kaynaklandığı inancında olanların yanında 15.yüzyılda İtalya’da devletin siyasal durumu anlamındaki “stato” kökünden kaynaklandığı görüşünde olanlar da vardır.

“İstatistik” sözcüğüyle ilgili olarak kesin bilinen, Alman bilimcilerin 18.yüzyıl başlarında devletin durumuyla ilgili sayısal bilgiler için ilk kez “Statistik” deyimini kullanmış olmalarıdır.

Türkiye’de Cumhuriyet döneminde yerleşmiş olan istatistik sözcüğüne karşılık olarak, Osmanlı İmparatorluğunda “ihsaiyat” deyimi kullanılmıştır.

Yukarıda tarihçesini incelediğimiz istatistik biliminin insanlar tarafından keşfedilerek ilerletildiğini ve yaşamın içinden geldiğini siz değerli okuyucularıma göstermeye çalıştım.İstatistik bilimi insanlığa neler katmıştır?3” sorusunun cevabını da haftaya yine birlikte arayacağız.

 

 

Kaynak: 2016.Doç.Dr.Ufuk KARADAVUT istatistik ders notları.



1406 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Hayatımızda İstatistik - 09/10/2016
Günlük Hayatımızda İstatistiği Nasıl Kullanıyoruz?
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.75397.7849
Euro9.21339.2502
Hava Durumu
Saat